YUKARI İNOVA KÖY HAYRINA YAKLAŞIK ÜÇ BİN KIŞI KATILDI

YUKARI İNOVA KÖY HAYRINA YAKLAŞIK ÜÇ BİN KIŞI KATILDI

ENGELSİZ EĞİTİM KISA FİLM YARIŞMASINDA DERECEYE  GİRENLERE ÖDÜLLER VERİLDİ

ENGELSİZ EĞİTİM KISA FİLM YARIŞMASINDA DERECEYE GİRENLERE ÖDÜLLER VERİLDİ

MALİ MÜŞAVİR DOĞAN GÜRŞEN “ÇANAKKALE SERBEST  MUHASEBE S.M.M. M.O YÖNETİM ADAYIYIZ”

MALİ MÜŞAVİR DOĞAN GÜRŞEN “ÇANAKKALE SERBEST MUHASEBE S.M.M. M.O YÖNETİM ADAYIYIZ”

MEHMET EMİR ÇAKIR SÜNNET OLARAK ERKEKLİĞE İLK ADIMINI ATTI

MEHMET EMİR ÇAKIR SÜNNET OLARAK ERKEKLİĞE İLK ADIMINI ATTI

Antik kente ziyaretçi akını

Antik kente ziyaretçi akını

Hamit Puhaloğlu; GAGAVUZ YURDUNA SEYAHAT

  • Haber :
  • Gagavuzya veya Gagavuz Yeri Özerk Bölgesi, Moldova’ya bağlı bir özerk devlet. Ülkeye ismini veren Gagavuzlar Oğuz Türkü kökenlidir. Moldova’nın güneyinde, Prut Irmağı ile Ukrayna arasında, özel hukukî statüye sahip bir bölgedir.
    Yüzölçümü 1.832 km2
    Nüfusu 200.000
    Başkent: Komrat Para Birimi: Moldova Leyi
    Kuruluş Tarihi:23 Aralık 1994
    Resmi Dili: Gagavuzca
    Nüfusun % 47’si Gagavuz, yüzde 28’i Ukraynalı, yüzde 25’iyse Rus’tur. Halkın geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır.
    Gagavuzların çoğunluğu Ortodoks mezhebine bağlıdır.
    Ancak Ortodoks olmayan bir kısım Gagavuz da vardır, Ortodoks olmayan Gagavuzlar, Katolik ve Subbotnîk, Avengelistlerden oluşmaktadır. Subbotnikler domuz eti yemez ve şarap içmezken, bir kısım Ortodoks Gagvauzun da domuz eti yemediği ve ayrıca bir kısmında erkek çocuklarda sünnet gibi etkinliklerin de olduğu bilinmektedir. Ortodokslar komünizm sonrası, diğer eski Sovyet halklarında olduğu gibi, inançlarım daim rahat uygulayabilir hale gelmişlerdir.
    Gagavuz sözcüğü dilbilimsel açıdan Gök Oğuz’dan gelmiştir. Boy kökenleri ile ilgili türlü görüşler bulunuyor ise de, en baskın görüş, Oğuz boyundan olduğudur.
    Gagavuz Türkçesi, bulundukları bölge nedeniyle, Slav ve Romen dillerinin etkisine maruz kalmakla birlikte, çok büyük ölçüde Türkiye Türkçesine yakındır ve ağız olarak da Balkan Türkçesi ağzına benzer. Esasen Gagavuzlar, Moldova Cumhuriyeti’nde, Gagouzeli adında özerk bir yönetime sahiptirler. Buradaki Gagavuzların sayısı 200.000 dolaylarındadır. Osmanlı döneminde, Osmanlı İmparatorluğu sınırı içerisinde yer alan Gagavuzlar, Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşu ile birlikte de, Türkiye ile sıkı ilişkilerinin devam ettiği görülmüştür. Bu yakın ilişkiler, günümüzde de, hem Gagavuzeli Özerk Yönetimi ile ve hem de Gagavuzeli’nin içinde yer aldığı Moldova Cumhuriyeti ile devam etmektedir.
    Moldova’nın başkenti Kişinev’deyiz. Burada bir Türk elçiliği, birde Katar Büyük elçiliği var Kişinev’de başka Müslüman ülkelerin büyük elçiliği yok. Hem Büyük elçiliğimiz hem de TİKA’nın buraya daha çok sahip çıkması, kapsamlı bir kültür merkezi yapması lazım.
    Gagavuzya halkı çok değerli insanlar.100 civarı Türk Bayrağı dağıttım. Hepsi öpüp başlarına koydular. Gagavuzya’nın insanları katıksız Türkoğlu.
    Kişinev’den Odessa’ya geçtik. Karadeniz’in en önemli şehirlerinden Odessa bir zamanlar Tatar ve Osmanlılar’ın kilit konumdaki Hacıbey Kalesi’nin bulunduğu yerde Ruslar, 1700’lerin sonlarında Odessa kentini kurmuşlar ve bu kent, 1800’lü yıllarda, St.Petersburg ve Moskova’dan sonra, Rusya’nın üçüncü büyük kenti haline gelmişti. Bir zamanlar Osmanlının Hacıları uğurladığı yer burası. Hacı Bey de deniyor. Buranın yaklaşık 1 Milyon nüfusu var.Günümüzde Karadeniz’in İbiza’sı olarak adlandırılan ve Ukrayna’nın üçüncü büyük kenti olan Odessa, Ruslardan kalan tarihi binaları ve şehir yapısı, yemyeşil sokakları, geniş parkları ve sahil şeridiyle, sadece Karadeniz’in değil, Doğu Avrupa’nın da en güzel şehirlerinden biridir.
    Sonraki durağımız Bender Kalesi. Osmanlı Devleti’nin son sınır kalesini teşkil eden Bender Kalesi Boğdan’ın kuzeyinde Turla Irmağı kıyısında yer alır. XIII. yüzyılda Tatarlar buraya hâkim oldu, fakat Alexandru cel Bun ve Ştefan cel Mare Tatarlar’ı ırmağın karşı kıyısına sürdükten sonra burada sınırı korumak üzere küçük bir kale yaptırdı. Petro’nun 1538’de Kanûnî Sultan Süleyman’a yenilmesi üzerine kale Osmanlı idaresine geçti ve çok kuvvetli bir biçimde yeniden inşa edildi. Kalenin kapısı üstünde yerden 7 m. yükseklikte, 0,70 × 0,54 m. ölçüsünde bir mermer levhaya işlenmiş uzun bir kitâbesi vardı. Bu altı beyitlik kitâbede Kanûnî Sultan Süleyman methedilerek onun birçok yeri fethetmiş olduğu ve Boğdan Voyvodası Petro’yu da mağlûp ettikten sonra 1538-39’da kaleyi inşa ettirdiği bildirilir.
    Gagavuzya seyahatimle bu konuksever Türk halkını daha da yakından tanıdım ve bu güzel insanlarla daha çok ilgilenmemiz gerektiği kanaatine vardım.
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz