SİYASAL VE JEOPOLİTİK YÖNLERİYLE MONDROS’TAN MONTRÖ’YE PANELİ GERÇEKLEŞTİ

SİYASAL VE JEOPOLİTİK YÖNLERİYLE MONDROS’TAN MONTRÖ’YE PANELİ GERÇEKLEŞTİ

İL BAŞKANI NAİM MAKAS BİGA MUHTARLAR DERNEĞİNİ ZİYARET ETTİ

İL BAŞKANI NAİM MAKAS BİGA MUHTARLAR DERNEĞİNİ ZİYARET ETTİ

İLÇEMİZDE MUAF OLAN YERLER VE KİŞİLER AÇIKLANDI..

İLÇEMİZDE MUAF OLAN YERLER VE KİŞİLER AÇIKLANDI..

DENİZLERDE AV SEZONU BİTTİ

DENİZLERDE AV SEZONU BİTTİ

ÇANAKKALE İŞKUR VE ÇOMÜ İŞ BİRLİĞİNDE GELECEK ATÖLYESİ DÜZENLENİYOR

ÇANAKKALE İŞKUR VE ÇOMÜ İŞ BİRLİĞİNDE GELECEK ATÖLYESİ DÜZENLENİYOR

İMAR RANTINA SON KURBAN “ASSOS”

  • Haber :
  • Assos sahillerinde yağmanın adı “Ekoturizm” olmuş. Duruma tepki gösteren Assos Dostları Sivil Girişimi yayınladığı bildiride “yereli tüketen ve yerli halkı dışlayan süreç..” tanımı yapıldı…
    Assos Dostları Sivil Girişimi yayınladığı bildiri ile Çanakkale’nin kırsal bölgelerine yönelik sayıları 400’ü bulan Ekoturizm imar değişikliği taleplerinin yarattığı tehlikeye dikkat çektiler. Tarımsal arazilere inşaat ruhsatı verilmediğini, bu sebeple bazı firma ve kişilerin Ekoturizm planı ile imar değişikliği alarak lüks villa ve site satışı yapmaya başladıklarına dikkat çektiler. EKOTURİZM İMAR PLANI DEĞİŞİKLİĞİ TALEBİNDE PATLAMA! Assos Dostları Sivil Girişimi yaptığı açıklamada Çanakkale il genelinde özellikle Ayvacık bölgesinde sayısı 400’ü bulan Ekoturizm imar planı değişikliği talebi olduğunu açıkladı. Assos Dostları Sivil Girişimi’nin açıklamalarını doğrularcasına Çanakkale İl Genel Meclisinden peşi sıra Ekoturizm İmar Plajı değişiklikleri geçti. Çanakkale İl Genel Meclisinin Mart ayı meclis oturumunda Ayvacık bölgesinde 4 projenin doğrudan Ekoturizm imar değişikliği talebi geçti. 1 proje izin beklemediği için çalışma başlattığı gerekçesi ile diğer projenin üzerinde ise halen tarımsal faaliyet yürütüldüğü için red edilirken; bu iki proje için Çanakkale Valisi İlhami Aktaş’ın girişimde bulunduğu ve planların yeniden görüşülmesi için meclise iade ettiği görüldü. Daha önceden Turizm Planı bulunan iki arsanın da Ekoturizm imar planı değişikliği talebinde bulunduğu görüldü. Assos Dostları Sivil Girişimi yayınladığı bildiride; “Çanakkale 18 Mart köprüsünün yapılması gündeme geldiğinden bu yana, özellikle köprü ve bağlantı yolları yapımının ilerlemesine koşut olarak bölgeye ulaşımın kolaylaşacağı öngörüsü, bölgeyle ilgili rant beklentilerini artırmıştı. Geçtiğimiz yıl içinde, salgın hastalığın en çok kalabalık metropollerdeki yaşam biçimlerini riskli duruma sokması da kentlerden kırsala tersine göç hareketini ivmelendirdi. Kuzey Ege bu hareketin odağı durumuna geldi. Biga yarımadası, konumu, iklimi ve toprak yapısı, arkeolojik ve tarihsel özellikleri, süregelen kültürel yapısı nedeniyle, hem doğası hem yaşam formlarıyla eşsiz zenginliktedir. Bölgenin doğal ve tarımsal zenginlikleri tüm ülkeye ve hatta dünyaya değer katmaktadır; korunmalıdır. Ne var ki, bölgeye yönelik arazi rantı baskısı hem kamu yönetimini, hem de siyasi karar mekanizmalarını, korunması gereken bölgeyi yaygın olarak yapılaşmaya açmaya zorlamaktadır. Bölgeyi son dönemde en fazla tehdit eden yapılaşma türüne ise hiç hak etmediği halde “Ekoturizm” sıfatı yakıştırılmaktadır” ifadelerini kullandı. EKOTURİZM ADI ALTINDA LÜKS VİLLA – SİTE TİCARETİ Son yıllarda özellikle Assos bölgesinde tarla ve bahçelerine imar izni alamayan vatandaşlar, taşınmazlarına Ekoturizm izni alıp fahiş fiyatlardan arazilerini satışa çıkartmışlardı. Kimi insanların ise ucuzdan aldığı arazilere Ekoturizm imar değişikliği yaptırdıktan sonra fahiş fiyattan satışa çıkarttığı da çeşitli emlak sitelerinde görülmüştü. Assos Dostları Sivil Girişimi uygulamanın bazı kişilerce istismar edildiğini ve Ekoturizmi adı altında imar değişikliği alınan arazilere lüks site ve villa yaptırdığına dikkat çekerek; “Son dönemde özellikle tarım alanı ilan edilmiş alanlarda çığ gibi çoğalan Ekoturizm tesisi patlaması, konuyu bölge sakinlerinin, yetkililerin ve sivil toplum kuruluşlarının dikkatine taşıdı. Ekoturizm başlıklı yeni bir yapılaşma türünün adı son 6-7 yıldır 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planlarında geçmeye başladı. Konu turizm mevzuatındaki “kırsal turizm“ terimi ile ilgili gibi gösteriliyor. Oysa bu yeni kavram ile tarım alanlarının yapılaşmaya açılmasının koşulları tarif ediliyor. Türkiye’de an itibarı ile turizm, tarım veya imar mevzuatlarında Ekoturizm tanımı yapılmamıştır. Turizm mevzuatımızda “kırsal turizm tesisleri” tarif edilmiştir; ancak ilk kez ve yalnızca 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planlarında yer verilen bu “Ekoturizm” alanlarının yasa ve yönetmeliklerde tarifi yoktur. Bu yasal boşluğun doldurulması ancak sektör temsilcilerinin, meslek odalarının, akademisyenlerin, hukukçuların bir araya gelerek ekoturizmin yol haritasını ve çerçevesini belirlemeleri ile mümkündür” denildi. EKOTURİZMİN TANIMI FARKLI.. VERİLEN İZİNLERDEKİ AMAÇ FARKLI Assos Dostları Sivil Girişiminden yapılan açıklamada dünya da kabul görmüş Ekoturizm tanımı ile Türkiye ve özellikle Çanakkale bölgesinde amacın farklı olduğuna dikkat çekti; “Uluslararası Doğa Koruma Birliği’nin tanımına göre Ekoturizm, doğayı ve kültürel kaynakları anlayarak korumayı destekleyen, düşük ziyaretçi etkisi olan ve yerel halka sosyo-ekonomik fayda sağlayan, bozulmamış doğal alanlara çevresel açıdan sorumlu seyahat ve ziyarettir. Sektördeki yatırımcı şirketleri temsil eden Uluslararası Ekoturizm Topluluğu TIES ise (The International Ecotourism Society) Ekoturizmi “çevreyi koruyan ve yerel halkın refahını gözeten, doğal alanlara karşı duyarlı seyahattir” olarak tanımlar. Dünya Ekoturizm Zirvesi 2002 yılı Mayıs ayında gerçekleşmiş ve Ekoturizm için 133 ülkenin onayladığı bir ortak tanım oluşmuştur: “Ekoturizm yeryüzünün doğal kaynaklarının sürdürülebilirliğini güvence altına alan, bunun yanı sıra, yerel halkların ekonomik kalkınmasına destek olurken, sosyal ve kültürel bütünlüklerini koruyup gözeten bir tavırdır” denildi.
    ÇANAKKALE’DE “SÖZDE EKOTURİZM” UYGULAMALARI
    Son yıllarda Çanakkale’nin doğasının çeşitli ekonomik gerekçelerle yağmalandığını ve tahrip edildiğini, şimdide Çanakkale’nin eşsiz doğasının ekoturizm adı altında imara açılma girişimlerinin yaygınlaştığına dikkat çekildi. Assos Dostları Sivil Girişimi açıklamasında tehlikeye dikkat çekerek; “Son zamanda ülkemizde birçok kıyı alanında olduğu gibi Kuzey Ege kıyılarında da başlayan ve “ekoturizm” adı altında yürütülen projeler karşısında endişeliyiz. Çünkü bu uygulamaların uluslararası sahada kabul gören ekoturizm ilke ve amaçları ile ve hatta mevzuatlar atlanarak 1/100.000 ölçekli çevre planlarında tanımlanmış olan ekoturizm çerçevesiyle dahi çeliştiğini açıkça ve üzülerek görüyoruz.
    “ARAZİLER ÇOK HIZLI EL DEĞİŞTİRİYOR.. TOPLU KONUT SİTELERİ PAZARLANIYOR”
    Ekoturizm adı altında bölgedeki arazilerde apılan imar değişikliğinin olumsuz sonuçlarını da yayınlayan Assos Dostları Sivil Girişimi; bölgede şu an ve gelecekte yaşanacak olan olumsuzlukları sıraladılar; “Mülkiyetin çok hızlı bir biçimde el değiştirme sürecine girmesiyle yerel halkın kendi yaşadığı bölgeden uzaklaşmak zorunda kalması, Yerel aile işletmelerinin yerlerini bölge dışından gelen ve bölgeye yabancı olan büyük işletmecilerin almasıyla bölgenin sosyal dokusunun bozulması, Bazı gayrimenkul pazarlama firmalarınca “ekoturizm imarlı proje alanı” tanıtımlarının yapılması sonucu bölge karakterine uymayan ve birbirine bakarak çoğalan imar faaliyetlerinin teşvik edilmesi, Projelerin “çevreci”, doğayla uyumlu mimari yaklaşımlara sahiplermiş gibi sunulması ve yol açacakları çevresel ve kültürel problemlerin örtbas edilmesi, İmar planı ile doğal alanların bütünselliğinin bozulması; proje alanlarının az bir kısmında yapılaşma olacak gibi görünse de pek çok örnekte alanın tamamının yeni yerleşim niyetinde olanların ihtiyaçlarına göre tasarlanıyor olması, Bu alanların, pazarlama etkinliklerinden de açıkça görülebileceği üzere, ağırlıklı olarak ikinci mesken/yazlık amaçlı“toplu konut siteleri” olarak tasarlanması gibi nitelikler, söz konusu uygulamaların ekoturizmin ilke ve amaçlarıyla çeliştiğini gösteren bazı örneklerdir.” “AN İTİBARİYLE 400 KADAR ALAN İÇİN SÖZDE EKOTURİZM PLAN ÖNERİSİ VAR” Konut yapımı için verilemeyen imar izinlerini ekoturizm adı altında almak için İl Özel İdaresine yapılan müracaat sayısının 400’e ulaştığını açıklayan Assos Dostları Sivil Girişimi; “An itibarı ile yalnız Çanakkale’de, gerçekte çoğunluğu toplu konut projesi alanına dönüştürülmek istenen 400 kadar alan için “sözde ekoturizm” plan önerisi yapılmıştır. Rant projesi yapılacak alan için Tarım Bakanlığı ve ilgili birimlerince arazinin mutlak tarım alanı niteliği marjinal tarım alanı olarak değiştirilmektedir. Bu “artık tarımsal anlamda gözden çıkarılabilir” anlamına gelmektedir. Bunların yaklaşık 1/3’üne çeşitli kamu kurumlarından uygun görüşü verilerek, imar planları il genel meclisince onaylanmıştır. İmar planı onaylanan projelerden bilinen yaklaşık 15 tanesi yapı ruhsatı alarak inşaat çalışmalarına başlamış, ya da başlamak üzeredir” bilgilerini verdiler.
    “EKOTURİZM GÖSTERMELİK BİR SIFAT.. DÜPEDÜZ SİTE KONUT İNŞAATLARI..”
    Çanakkale İl Özel İdaresine yapılan 400 kadar Ekoturizm plan tadilatı yaptıran kişilerin büyük ölçekli emlak ve gayrimenkul şirketleri tarafından Site Konut projesi olarak tanıtım yapılarak ön sipariş aşamasına geçtiklerini açıklayan Assos Dostları Sivil Girişimi; “Emlak borsasına düşen bilgilerden ve emlak yatırım firmalarının lansmanlarından görülmektedir ki: Bu projelerin ne eko boyutu ne de turizm boyutu vardır. Düpedüz SİTE KONUT inşaatlarıdır. Ekoturizm göstermelik bir sıfattan ibarettir. Emlak ticareti yapan firmalar şimdilik müşterilerine konut tapusu değil, kurdukları sözde turizm firmasının hisselerini vaat etmektedirler. Bu doğrudan istismara ve dolandırıcılıklara kapı açabilecek tehlikeli bir yoldur. Biga yarımadasında hâlihazırda çeşitli madencilik faaliyetlerinin olumsuz etkileri altında olan yaban yaşamı ve tarım ile bunlar üzerinden şekillenen toplumsal ve kültürel doku, plansız yapılaşma sonucunda yok olacaktır. Şehir hayatını terk ederek bölgemize gelenler, bu yıkıcı dönüşümün sonucunda, gelme sebepleri olan kırsal yaşamın asıl unsurlarını bulamayacaklardır” denildi.
    “TARIM İÇİN SUYU YOK.. HAVUZLU LÜKS VİLLA YAPILMAK İSTENİYOR”
    Assos Dostları Sivil Girişimi bölgede köylerde hem içme hem de tarımsal sulama için yeterince su kaynağı olmadığına dikkat çekerek; “Bölgenin su kaynakları birçok yerde sulu tarıma elverişli olmak şöyle dursun, köy yerleşimlerinin gereksinimlerini dahi zorlukla karşılamaktadır. Oysa önerilen yaşam formlarındaki zengin peyzajlı lüks konut siteleri ve havuzlu villalar, var olan su kaynaklarının hoyratça kullanılmasına ve yeraltı sularının da gizli ve/veya açıkça çekilerek tüketilmesine yol açacaktır. Anlayamadığı, çözemediği çetrefilli yollardan gözü korkan yöre halkı, tarım arazilerini arazi rantı yatırımcılarına satarak parasal anlamda kısa süre nefes alacak olsa da, bir süre sonra kendilerini tarım faaliyetleri yerine yeni işverenlerin konut sitelerindeki hizmetliler olarak bulacaklardır” denildi.
    “HALKIMIZI, STK’LARI, SİYASİ VE YÖNETİCİLERİ UYARMAK İSTİYORUZ”
    Gerçek amacıyla uygulanacak Ekoturizm projelerini desteklediklerini ancak; ekoturizm adı altında lüks konut yapılmasına karı çıktıklarını deklare eden Assos Dostları Sivil Girişimi; “Yerel halkı ve sivil toplum kuruluşlarını, geri dönülmez zararlara yol açacak bu sürece karşı uyarmak istiyoruz. Siyasetin, toplumun daha iyiye ulaştırılması için en önemli araç olduğu gerçeğinden hareketle, parti ayırt etmeksizin tüm siyasilerimize de halkımıza, geleceğimize ve özellikle çocuklarımıza karşı taşıdıkları sorumluluğu hatırlatmayı bir görev olarak görüyoruz. Ekoturizmi gerçek amacıyla uygulamak ve uygulatmak toplumun tüm kesimlerinin görevi olmalıdır. Aksi takdirde yaşanacak kayıplar, kısa vadede kazanılacak imar rantı ile karşılaştırılamayacak derecede büyük olacaktır. Çanakkale’nin en değerli kaynağı olan ve ekoturizm sayesinde korunup gelişmesi öngörülen doğal ve kültürel mirasın yok olmaması, kültürün ana kaynağı olan yöre halkının elinden alınmaması, kılık değiştirmiş kolonyalist bir imar rantıyla tüketilmemesi gayemizdir. Bu doğa katliamına ve köylüleri mülksüzleştirme hareketine dur diyoruz. Bölge köylüsünü rantla değil üretimle kalkındıracak bir ekoturizmi destekliyoruz. Köylerin çevresiyle birlikte korunması, yerel halkın refahının gözetilmesi, köylünün üretiminin değer bulması, yerinde kalkınma modelleri geliştirilmesi hepimizin ortak hedefidir” denildi.
    Haber Merkezi
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz