'Hayalet Ağ Avcılığı Marmara' projesi kapsamında, denizleri hayalet ağlardan temizliyor. Denizel ekosisteme ciddi zarar veren hayalet ağların temizlenmesi iskorpit, eşkina, sargos, karagöz, izmarit, mezgit, çırçır, ıstakoz, yengeç ve mercanların yok olmasını önleyecek. 40 metre derinliğe kadar inen ekip, şu ana kadar 5 dönüm alanı kaplayacak kadar gırgır ağı, 1 trol ağı ve 100 metre uzatma ağını sudan çıkardı.
 
Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ve ÇOMÜ Rektörlüğü arasında 'Hayalet Ağ Avcılığı Marmara' projesi iş birliği protokolü imzalandı. ÇOMÜ Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Fakültesi ile Sualtı Araştırma ve Uygulama Merkezi'nce Öğretim Üyesi ve Sualtı Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Adnan Ayaz koordinatörlüğünde 2021 Temmuz ayında start alan projede; Prof. Dr. Uğur Altınağaç, Prof. Dr. Uğur Özekinci, Dr. Öğretim Üyesi Alkan Öztekin, Dr. İsmail Burak Daban, Araştırma Görevlisi Yusuf Şen, doktora öğrencileri Talip İbin ve Erman Uğur, yüksek lisans öğrencisi Tekin Demirkıran, gemiciler Umut Tuncer, Osman Odabaşı, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Su Ürünleri Mühendisi Ahmet Taner, Kırsal Kalkınma Şef Mehmet Hezer yer alıyor.

 
3 yıl sürecek proje kapsamında, Marmara Denizi'nde habitat tahribatına neden olan hayalet ağların temizliği yapılıyor. Bu ağlar ortamda kaldıkları süre boyunca denizel ekosisteme ve içindeki canlılara ciddi zararlar veriyor. Hayalet ağlar, bulundukları ortamda deniz canlılarına tuzak oluşturuyor. Bu ortamlarda yaşayan balıklar ve mercanlar gibi su altı için çok önemli canlıların ölmesine neden oluyor.
 
Yaklaşık 40 metre derinliğe kadar dalış yapan ekip, temmuz ayından bu yana 5 bin metrekare gırgır ağı, 1 trol ağı ve 100 metre uzatma ağını denizden çıkardı. Proje ile, denizel ekosisteme ve içindeki canlılara ciddi zararlar veren bu hayalet ağların temizliğiyle iskorpit, eşkina, sargos, karagöz, izmarit, mezgit, çırçır, ıstakoz, yengeç ve mercanların yok olmasının önüne geçilmesi hedefleniyor.
 
'AMACIMIZ EKOSİSTEME FAYDALI OLMAK'
 
Proje koordinatörü Prof. Dr. Adnan Ayaz şu ana kadar 5 dönüm alanı kaplayacak kadar gırgır, trol ve uzatma ağını deniz dibinden çıkardıklarını söyledi. Hayalet ağların avlanma sırasında çeşitli nedenlerle denizde kaldığını ifade eden Prof. Dr. Ayaz, "Küçücük bir metrekare ağ bile denize etki edebiliyor. Yengeçlere, o bölgede bulunan habitat bağımlı balık türlerine, pek çok canlıya, denizel ekosisteme zarar veriyor. Özellikle kayalık bölgelerin üzerlerini örtmesi sonucu, derin sularda mercanlara zarar verebiliyor. Altında kalan ıstakoz, böcek gibi canlıların ölmesine sebep olabiliyor. O kayalık alanın tamamı balıklar tarafından ya da başka deniz canlıları tarafından kullanılmaz hale getiriyor. Bizim amacımız burada ekosisteme faydalı olmak. Ekosistemlerin üzerini örten ağları kaldırarak bu bölgenin tekrar canlılar tarafından kullanılabilir hale gelmesini sağlamak" dedi.
 
DİPTE YAŞAYAN HABİTAT BAĞIMLI TÜRLER TEHDİT ALTINDA
 
Hayalet ağların denizde özellikle habitat bağımlı türlere çok zarar verdiğine dikkat çeken Prof. Dr. Adnan Ayaz, şöyle konuştu:
 
"Hayalet ağlardan, göç eden balıklardan çok dibi örttüğü için altında bulunan ıstakoz, böcek, yengeç, eşkina, sargoz, karagöz, mercan, iskorpit, çırçır türleri zarar görüyor. Biz bu hayalet ağları temizlerken içinden çırçır ve iskorpit çıktı. Canlı olan bu balıkları ağın içinden çıkarıp, tekrar denize saldık. Ağların içinde kalan yengeçleri de gördük. Bu tür balık ve canlı türlerine hayalet ağlar zarar veriyor. Bu ağlar ekosistemde çok fazla yer kaplamaya başladığı zaman ortamı tamamen yok ediyor. Bir bölgeye uzatma ağı serildiğinde ve oradan kaldırılamadığında serili ve aktif pozisyonda durduğunda o bölgeyi tamamıyla bitireceği anlamına geliyor. Yani o bölgedeki her şey ölecek. Sonuçta bu hayalet ağlar deniz yaşamı için bir tehdit. Nesli tükenmekte olan canlılara da zarar verecektir. Marmara Denizi ıstakoz stoğu olan denizlerimizden bir tanesidir. Bu bölgede hayalet ağların en çok tehdit ettiği türlerden biri de ıstakozdur. Dipte yaşayan habitat bağımlı dediğimiz eşkina gibi onların yaşadığı ortamını kapatıyor. Bu türler bölgede ağların altında kalıp, ölüyor. Sargoz, karagöz gibi balıklar mağara içinde yaşıyor. Mağaranın üzeri hayalet ağla örtüldüğünde bir daha bu balıklar burayı kullanamıyor. Bu balıklar ya ağların altında kalıyor, ölüyor, ya da ortamı terk ediyor. İskorpit balıkları da hayalet ağlardan etkileniyor."
 
dha
 
 


Kaynak: DHA