Amma da yaşama hevesi varmış sende ya! Var tabi. Canım kuzum.

HEVES
Amma da yaşama hevesi varmış sende ya!
Var tabi. Canım kuzum.
Sabahları erken uyanma düzenime geri döndüm şükür. Altı gibi uyandım. Yirmi yirmi beş dakika yeniden uyumayı umup ,olmayınca vazgeçip buçuğa doğru kalktım. Işığı açmam gerek , içerisi zindan. Açarsam Go rahatsız olacak. Mutfağa geçersem oranın ışığı odaya  ulaşmaz gibi geldi. Böyle seri bir muhasebe yapıp mutfağa geçtim. Çok severim henüz kimse uyanmamışken bir şeyler okumayı,bir fincan kahve içmeyi, kahvaltıya hamur yetiştirmeyi.
Derken,
 Bir kuzu sesi duydum. İnce ince meliyor. Kamerayı açtım baktım. Küçük bir kafa görür gibi oldum büyüklerin yanında. Sonra hemen kayboldu. Büyüklere baktım. Doğumunu beklediğimiz koyunda bir değişiklik yok. Hiç doğum yapmış gibi değil. Yanıldığımı düşündüm. Sonra da bir daha kuzu sesi duymadım.
Zamansız uyanmanın birkaç saat sonra ağırlık çöktürmek gibi yan etkileri oluyor. Geçtim azıcık gözlerimi kapadım. Açtığımda sekiz buçuğa geliyordu. Koyunların yemlenme zamanı. Gökhan uyanınca hemen kameraya bakar. O bakınca duyduğuma emin olmadığım ses aklıma geldi.Söyledim. Hemen fırladı tabi. Arkasından da  ben fırladım.
On üç numara doğurmuş.
Evden çıkmaya hazırlanırken sayaya bakan camdan gördüm ki köpeğin yanında bir yavru var. Allahım! Gökhan benden önce çıkmıştı. Hemen seslendim ona ;” Kuzu köpeğin yanında!”
Canım Kontes. Yememiş kuzuyu. Çoban köpekleri yeni doğan kuzunun kakasını bile seviyor. Tam olarak koyun kakası olmayan , süt kokan sıvı kakanın peşinden gidip kuzuya zarar verebiliyor. Kontes yapmamış. Köpek nereden bilsin? Bildiğinden değil . Biraz da öyle yetiştirmekten. Mesela hiç çiğ et vermemekten. Çiğ tavuk yedirmemekten. Ve köpeği aç bırakmamaktan. Mümkünse hazır mama vermekten. Köpek onun tadına alışınca  canlıya diş geçirmez. Yememiş. Canım Kontes.
 Ama yalamış. Temizlemiş. Doğum ıslaklığını kurutmuş. Yardım etmiş sanki garibim.  Mesele de bu! Köpek kurutmuş kuzuyu. Üzerine kokusu sinmiş. Köpek ne bilsin canım. E kuzu ne bilsin , onu kim doğurdu ? Kim yaladı? Anası kim?
Hemen kuzuyu aldık içeriye. Anneyi bulduk . Diğer yavru annenin yanında. Yavruyu tutup annesine koklatarak sayadan çıkarttık. Doğum yapanlar için ayrı bir bölüm var. Oraya geçirdik. Yeni doğanlarla büyüklerin aynı bölümde olması sakıncalı. Ezerler yavruları.
Doğum bölümüne geçtik. Birkaç gün önce doğuran koyunu ve bebelerini biraz sağa kaydırdık. Paletle arasını böldük. Birbirlerine geçmelerini önlemek için. ON ÜÇ NUMARA ve yavrularını bir araya koyduk. Diğer bölümdeki kuzular meraklı. Meee meee bakmaya çalışıyor. Leo meraklı. Mav muv tahtaların altından girmeye çalışıyor. Üstüne çıkmaya çalışıyor. Herkes meraklı. Acaba kim geldi?
Ana ON ÜÇ NUMARA ve iki yavrusu evlerine yerleşti. Ama dışarı çıkan kuzuyu almıyor anne.Kontes’in kokusu sinmiş ya, anlamıyor kendi yavrusu olduğunu. Kenara çekildik izliyoruz. Doğduktan sonra birkaç saat içinde anne sütü içmesi gerek yaşayabilmesi için. Çünkü o ağız sütü denen şey, annenin doğumdan sonraki ilk sütü, çok önemli. İnsanda da hayvanda da.
Kuzu annesine sürünüyor. Anne iki yavru doğurmuş,yorgun, acıkmış. İstiyor ki o da bir şeyler yesin.  Geviş getiriyor. Eğilip kokluyor yavruyu. Yavru onun değil! İtiyor kafasıyla. Gevişe devam ediyor. Diğer yavruyu kokluyor, yalıyor. Bekliyoruz. Diğerini de alsın . Almıyor.
Yonca getirdi Go. Yoncayı görünce şenlendi anne. Hırt hırt hırt yonca yiyor. Yavrusu yaklaşıyor annesine. Eğilip kokluyor, yalıyor  yavrusunu. Güzel.” Hadi şimdi diğer yavruyu al kızım.”diye zikrediyoruz içimizden.
Diğer yavru geliyor.

(devamı yarın…)