YUKARI İNOVA KÖY HAYRINA YAKLAŞIK ÜÇ BİN KIŞI KATILDI

YUKARI İNOVA KÖY HAYRINA YAKLAŞIK ÜÇ BİN KIŞI KATILDI

ENGELSİZ EĞİTİM KISA FİLM YARIŞMASINDA DERECEYE  GİRENLERE ÖDÜLLER VERİLDİ

ENGELSİZ EĞİTİM KISA FİLM YARIŞMASINDA DERECEYE GİRENLERE ÖDÜLLER VERİLDİ

MALİ MÜŞAVİR DOĞAN GÜRŞEN “ÇANAKKALE SERBEST  MUHASEBE S.M.M. M.O YÖNETİM ADAYIYIZ”

MALİ MÜŞAVİR DOĞAN GÜRŞEN “ÇANAKKALE SERBEST MUHASEBE S.M.M. M.O YÖNETİM ADAYIYIZ”

MEHMET EMİR ÇAKIR SÜNNET OLARAK ERKEKLİĞE İLK ADIMINI ATTI

MEHMET EMİR ÇAKIR SÜNNET OLARAK ERKEKLİĞE İLK ADIMINI ATTI

Antik kente ziyaretçi akını

Antik kente ziyaretçi akını

DÜNDEN BUGÜNE DALKAVUKLUK
  • İsmail HakkıÖZSARI
    • İsmail Hakkı ÖZSARI
    • ismailhakkiozsari@bigadogusgazetesi.com.tr
    • 23 Mayıs 2019 - 10:50:57
Dalkavuk sözcüğü dilimize girmiş olup iki anlamda kullanılmaktadır.
Birincisi; Kendisine çıkar sağlayacak olanlara aşırı bir saygı, hayranlık gösteren, yaranmak isteyen kimse. Yağcı, yalaka. Yağdanlık.
İkincisi ise; sarayda devlet büyüklerini eğlendiren kimse anlamındadır.
Padişah bir gün patlıcan yemeği yiyormuş. Bugün patlıcan yemeği de pek güzel demiş. Huzurunda bulunan dalkavuk başlamış konuşmaya: “Hakk-ı aliniz var efendim. Patlıcan öyle güzel bir nimet ki hele turfandası. Yağ kıvamında konulursa imambayıldısı da pek güzel olur hani. Eti yeterince konulursa karnıyarığın tadına doyum olmaz. Kızartması ayrı, dolması ayrı bir lezzettir. Hem fakir fukaranın da göz aydınlığıdır patlıcan.”
Padişah, dalkavuğun anlattıklarını memnuniyetle dinlemiş.
Bir başka gün padişahın sofrasında yine patlıcan yemeği varmış. Ancak bu kez padişah patlıcan yemeğini hiç beğenmemiş. Yemek bugün çok kötü demiş. Huzurunda bulunan dalkavuk başlamış konuşmaya: “Hakk-ı aliniz var efendim. Bu patlıcan denilen sebze kötü bir nimettir. Hiç yararı yoktur. Olgunlaşınca hemen çekirdeklenir. Yenmez olur. Yağı biraz fazla kaçarsa imambayıldısı, eti eksik olursa karnıyarığı çok tatsız olur. At çöpe gitsin. Çok çabuk pahalanır, fakir fukara yiyemez.”
Padişah dalkavuğun anlattıklarını ağzı açık dinledikten sonra: “Ulan köftehor, sen değil miydin geçen gün patlıcanı yerlere göklere sığdıramayan. Şimdi niçin yerin dibine batırıyorsun nimeti” demiş.
Dalkavuk hiç istifini bozmadan yanıtlamış soruyu: “HAKK-I ALİNİZ VAR EFENDİM. GEÇEN GÜN PATLICANI ÖVEN DE BENDİM. BUGÜN YEREN DE BENİM. ŞUNU UNUTMAYIN PADİŞAHIM; BEN PATLICANIN DEĞİL SİZİN DALKAVUĞUNUZUM.”
Tarihimizde “dalkavukluk” gerek ücreti ile gerekse kuralları ile bir esnaf zümresi sayılıyordu. Görevleri, ev sahibinin ya da dalkavuğu olduğu kimsenin karakterine uygun biçimde konuşmak ve davranmaktı. Dalkavuğu olduğu zat-ı muhterem ne söylerse söylesin onaylarlar ve asla aykırı söylemlerde bulunmazlardı.
Örneğin, dalkavuğun bir tarifesi vardı:
Dalkavuğun burnuna fiske vurma: 20 para
Başına kabak vurma: 30 para
Yüzüne tokat atma: 30 para
Merdivenden aşağı yuvarlama: 180 para
Kuyruğu dışarıda kalmamak koşuluyla bir fındık sıçanını ağzının içine kapatma: 400 para
Günümüz dalkavukları da dalkavukluğunu yaptıkları insanların nabzına göre şerbet veriyorlar. Efendileri bir şeyi gör diyorsa görüyorlar, görme diyorlarsa görmüyorlar. Bazıları böylelerine “TATLI SU ENTELİ” de diyor.
Aslında tatlı su entellerinin (dalkavukların) işleri çok zordur. Çünkü efendilerinin hırsları ve istekleri hiç bitmez. Onları memnun etmeleri çok zordur. İşte böylesine kutsal (!)bir hizmet için kendilerine ne kadar para ödenirse ödensin azdır.
Örneğin bu dalkavuklar (tatlı su entelleri) şunları görmezler:
Özgürlüklerin kısıtlandığını, insan haklarının ihlal edildiğini
Adalet mekanizmasının yetersizliğini, yargıya yapılan müdahaleleri; geçen gün iki siyasetçiden biri “yargı bizde, yürütme bizde, yasama bizde” derken diğeri de “oğlan bizim, kız bizim” diyordu. Tatlı su entelleri bu sözleri duydu mu? Duydularsa bile yazdılar mı? Ben okumadım!
Medya üzerindeki sermaye baskısını
Ülkedeki çarpık gelir dağılımını, bozukluğu, sosyal adaletsizliği
Aslında gördükleri ama görmemiş gibi yaptıkları o kadar çok şey var ki; hepsini yazmaya kalksak kitaplar dolusu eder.
Anlayacağınız dalkavukluk zor iştir. Hele de biraz vicdanları varsa “KÖRLER ÜLKESİNDE GÖREREK YAŞAYANLARIN IZDIRABINI YAŞARLAR.”
Efendiler siz de şunu asla unutmayın; “DALKAVUĞUN KAŞIĞINDAN BESLENENLER GÜN GELİR AÇLIKTAN ÖLEBİLİRLER.”
NOT: Dalkavukluğun tarifesini Hulki Cevizoğlu’nun bir kitabından aldım.
  • Etiketler
  • Yorumla
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz